GÜVENLİK PENCERESİ – BÖLÜM 1

Yazar | 4 Ağustos 2020

Her geçen gün gelişen teknoloji ve dijitalleşen hayatlarımız ile beraber, iş dünyasına oluşan büyük veri (big data) ve bu veriyi işlemek için kullanılan sistemlerin kritikliği düşünüldükçe, gerek bireysel gerek de kurumsal olarak hepimizi bir güvenlik endişesi içindeyiz. Peki soru şu “Ne Kadar Güvendeyiz ?”

Bu soruya verilebilecek tek cevap var o da “Yeteri Kadar Güvende Değiliz !!!”. Hangi güvenlik önlemlerini alırsanız alın hiçbir zaman yeteri kadar güvenli olamayacağınızı bilmekte fayda var.

Bilgi Teknolojileri alanında faaliyet gösteren veya bu alanda departmanlara sahip tüm işletmeler çeşitli güvenlik önlemleri ile ilgili ürün, hizmet ve çözüm arayışları içerisinde veya bu çözümleri olası müşterilere satmak üzere yoğun çaba gösteriyorlar. Ancak, güvenliği irdelemek için basit bir örnek vererek ilerlemek istiyorum. Bu örnekten yola çıkarak, her ne kadar tamamen güvenli olamayacağımızı bilsek de güvenlik önlemi almaktan vazgeçmeden yolumuza devam etmemiz gerekeceğini anlayacağız.

YAŞADIĞIMIZ YERİN GÜVENLİĞİ (HOME SECURITY)

Birçoğumuzun öncelikli endişesi yaşadığımız yer yani evimizin güvenliği. Zira burda yaşayan ailemizi korumak ve en güvenli yaşam ortamınu sunmak istiyoruz. Bunun için neler yapıyoruz ve hangi durumları düşünüyoruz bir özetleyelim;

Güvenlik Endişesi Yaratan Durum  Engelleyici Çözüm Uygulamaları
Evin içerisindeki olası tesisat sorunları ve sonrasında oluşabilecek su taşmalarıTaşınmadan önce evin tesisat altyapısının (hem doğal gaz hem su tesisatı) gözden geçirelir. Sakıncalı noktalar tamir edilir. Örneğin ana vana girişine su basıncı dengeleyici parça koymak gibi.
Elektrik kaçağı sonrası oluşabilecek elektrik çarpmaları veya yangınEvin tüm sigortaları gözden geçirilir, kaçak akım sigortası yoksa mutlaka eklenir. Evin elektrik yükü en kaliteli sigortalar ile mümkün olan en fazla sigorta ile bölünür.
Deprem veya benzeri (kasırga, hortum, dolu ve sel benzeri) doğal afetlerEvin içerisindeki dolap, kütüphane ve benzeri eşyalar deperem sabitleme kitleri ile duvara sabitlenir. Evin temelinin depreme dayanıklı olup olmadı önceden tespit edilir ve uygun bir eve taşınılır. Semt, ilçe veya konum olarak depreme daha dayanıklı zemine inşa edilmiş evler seçilir. Diğer afetler açısından riskli olabilecek yaşam alanlarından uzak yerlerde yerleşim planlanır.
Hırsızlık veya gasp gibi insan kaynaklı olaylarMümkünse 7×24 güvenliiği olan siteler içerisinde yaşam tercih edilir. Tüm evlerin giriş kapıları çelik ve tam güvenli kilit sistemleri ile donatılır. Giriş katlarda oturanlar hırsız girişine karşı önlem almak adına parmaklık veya panjur yaptırırlar Güvenlikli sitede oturmayanlar kamere sistemleri veya alarm sistemleri ile evin güvenliğini arttırılar

Yukarıdaki tablodan anlaşılacağı gibi, yaşadığımız yeri güvenli kılmak için birçok yöntem geliştiriyor ve bu yöntemleri uygulamaktan hem maddi hemde manevi olarak çekinmiyoruz. Üstelik bunların dışında evde yaşadığımız aile sakinlerine bazı eğitimler vererek bu tür vakalarla karşılaştığımızda soğuk kanlı davranmalarını sağlıyor, ve Kasko / DASK gibi sigorta poliçeleri ile maddi güvence de sağlamayı uygun buluyoruz.

Bunlara rağmen “evimize hırsız girer mi?” , “depremde zarar görür müyüz?”, “boru patladığında evi su basar mı?” , “elektrik kaçağı veya benzer durumda evde yangın çıkar mı ?” sorularının hepsinin cevabı EVET olacaktır. Yani ne yaparsanız yapın bu durumlarla karşılaşma olasılığınız daima var. Ama bu bizim önlem almamızı engellemiyor.

VERİNİN GÜVENLİĞİ (DATA SECURITY)

Evimiz ve yaşadığımız yer için yukarıda anlatmaya çalıştığım her türlü önlemi almaktan çekinmezken, çalıştığımız, işlettiğimiz yada sahip olduğumuz kurumlarda oluşan kıymetli veri ve bunları işleyen sistemler için aynı hassasiyetleri gösteriyor muyuz sorusuna cevap ise maalesef kocaman bir “HAYIR”.

İşletmelerin çoğunda düşünülen senaryolar ve önlem alınmaya çalışılan durumlar aşağıdaki gibi.

  • Bugün an itibari ile internet erişimizin 48 saat kesilse çalışmanıza devam edebilmeleri çok zor olacak. (fatura düzenleyemez, satış yapamaz veya sipariş alamaz hale gelebilecek çok sayıda işletme mevcut.)
  • Şirket içerisinde ağ çökse, sistemlere içerden veya dışardan erişilemez hale gelse çevrim dışı yani (offline) çalışmaya devam emek de bir o kadar zor olacaktır.
  • Doğal afet, yangın, su basması ve benzeri durumlarda işletmenin çalışamaz hale gelmesi söz konusudur. Zira bu durumlarda sunuculardan tutun da iç ağ veya internet erişimi kesilirse yukarıdaki iki durum oluşacak ve işletmelerin çoğu faaliyetlerine devam edemeycek

Yukarıdaki erişime yönelik kesintiler oluşsa bile bunlar geçici süreli durumlar olacaktır ve işletmeye vereceği zararlar sınırlı olacaktır.

Elbette bu durumları engelleyemeyiz ama bunlara karşı önlemler alarak burdaki kesinti sürelerini azaltabilir.  Bu noktayı farklı bir yazım olan “İş Sürekliliği ve Felaket Kurtarma Senaryolar”ı kapsamında daha detaylı işledim. Bloğumda bunu da paylaşacağım.

Ancak bunlardan hiç biri VERİ (DATA) GÜVENLİĞİ ile ilgili değil. İşletmelerin çoğunun yukarıdaki durumlar dışında verilerin güvenliği ve güvenilirliği (yani manipülasyon yapılmadığı) konusunda yeteri kadar önlem almadığını gözlemliyoruz. Zira özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde görüş “Ne Yaparsak Yapalım Zaten Tamamen Güvenli Olmayacağız” şeklinde.

Bu görüşün hatalı olduğunu YAŞAM ALANI örneğinde açıklamaya çalıştım. Yeteri kadar güvenli olamayacağız diye düşünerek verinin güvenilir ve güvenli olmasını sağlayabilecek önlemleri almamak işletmenin hiç ummadığı bir anda çalışamaz hale gelmesine sebep olacaktır.

Yorumlarınızı Bekliyorum !