
Yaklaşık üç yıl önce başladım yazmaya. Sıkılıyordum. Söylemek istediklerimi ya söyleyemiyor ya da söylediğimde dinleyen bulamıyordum. İnsanlar, birbirini dinlemek yerine ekranlara bakmaya öylesine alışmıştı ki…
Bir gün aklıma bir fikir geldi: “Madem söyleyemiyorum, neden yazmayayım?”
İşte o an, hayatımda bir dönüm noktası oldu.
Bugüne kadar elliden fazla makale yazdım. Zamanla daha hızlı ve daha akıcı yazmaya başladım. Derken, artık bir kitap yazmanın zamanı geldiğini hissettim. Ve bugüne kadar yazdıklarımdan bir kitap çıktı:
📘 https://play.google.com/store/books/details?id=NBtgEQAAQBAJ
Şimdi, bu yolculukta edindiğim deneyimi doğrudan, kendi sözlerimle sizinle paylaşmak istiyorum. Belki aranızda yazmak isteyen, yazdıklarını duyurmak ya da bir gün bir kitaba dönüştürmek isteyenler vardır. Umarım bu yazı size ilham verir ve yol gösterici olur.
1. Başlamak İçin Yazın
Kitap yazmak istiyorsanız, önce gerçekten bir şeyler yazmalısınız. Evet, kulağa komik gelebilir ama bu işin temelinde düşünmekten çok yazmak vardır. “Bir hikaye uyduracağım, kurgusal bir dünya yaratacağım” diye plan yaparken hem güzel bir içerik çıkaramayabilir hem de yazım sürecinde tıkanabilirsiniz. Unutmayın, herkes roman yazarı olmak zorunda değil. İlk yapmanız gereken şey, boş bir odada kendi kendinize konuşuyormuş gibi düşüncelerinizi akıtarak yazmaktır. Bunu bir tür ‘atmosfer boşaltma’ metodu gibi düşünebilirsiniz. Söyleyemediklerinizi bile yazabilirsiniz. Bu sizin hikâyeniz olacak.
2. Yazarken Kendinize Alan Açın
Yazılarınızı başkalarının okuyup okumayacağını ilk başta çok fazla düşünmeyin. Kendinizi ifade etmek için, tıpkı günlük yazar gibi yazın. Konu sınırlamanız olmasın. Yazılarınızın başına tarih ve saat eklemeyi alışkanlık haline getirin. Ne zaman ne düşündüğünüzü göstermek açısından bu faydalıdır.
Ancak burada dikkat etmeniz gereken bir şey var: “Aklıma gelince ses kaydı alayım, sonra yazarım” demekle bu iş yürümüyor. 2025 yılındayız. Akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar derken artık her yerde yazmak mümkün. Ben şu anda bile hiç plan yapmadan yazıyorum; yazdıkça aklıma yeni şeyler geliyor.
3. Yazdıklarınızı Paylaşmanın Zamanı
Bir süre yazdıktan sonra, bu yazılarınızın artık başkaları tarafından da okunmasını isteyebilirsiniz. Eskiden bu çok zordu ama artık dijital çağda yaşıyoruz. Size tavsiyem bir blog açmanız. Kendi adınıza özel bir site kurmanıza gerek yok; Medium gibi hazır platformları kullanabilirsiniz. Anonim kalmak istiyorsanız write.as gibi alternatifler de var. Hatta isteyenler kişisel bir vlog bile açabilir. Ama unutmayın, vlogların okuyucu kitlesi genelde daha sınırlı olur.
4. Yazınızı Yayına Hazırlamak
Yazdınız, bir blog platformuna üye oldunuz ve artık yayınlama zamanı geldi. Yazınızı ham haliyle paylaşmak doğru olmaz. Ya bir editoryal destek alırsınız, ya da kendiniz yazınızı gözden geçirirsiniz. Bu ikincisi zaman alıcıdır ve herkesin dil bilgisi buna yetmeyebilir.
Benim sıkça yaptığım gibi, bu aşamada yapay zeka platformlarından destek alabilirsiniz. Ancak burada dikkat: Aklınızdaki konuyu bir cümleyle özetleyip yapay zekadan yazmasını istemekten bahsetmiyorum. Kendi özgün yazınızı platforma uygun hale getirmek, gerekiyorsa çevirmek gibi işlerde destek alabilirsiniz. Doğru yönlendirildiğinde bu işi her yapay zeka rahatlıkla yapar.
5. Yazınızı Yayınlayın ve Paylaşın
Artık yazınız yayına hazır. Seçtiğiniz platformda yazınızı yükleyin. Konu başlığını yazmayı ve yazının hangi alanlara girdiğini belirtmeyi unutmayın (örneğin: politika, eğitim, sağlık, kişisel deneyim vs.).
Sonra “Yayınla” butonuna basın. İşte oldu. Şimdi yapmanız gereken: yazınızı sosyal medyada paylaşmak. WhatsApp grupları, LinkedIn, X, Facebook gibi her platformda paylaşın. Bıkmadan, usanmadan yapın ki insanlar yazınıza ulaşabilsin.
6. Kitaplaştırma Süreci
Yazarlık yolunda ilerlerken bir gün “Artık bir kitap da yazayım” derseniz, işiniz daha da kolay. Sıfırdan yazmanıza gerek yok; bloglarda paylaştığınız yazılardan ilk kitabınızı oluşturabilirsiniz.
Bunu kimseye para vermeden, editöryel destek almadan, yalnızca yapay zeka yardımıyla yapmanız mümkün. Biraz ofis uygulamaları bilmeniz yeterli. Yayınlamak için Amazon Kindle Publishing veya Google Play Kitap Yayıncıları gibi e-kitap platformlarını kullanabilirsiniz. Dilerseniz kitabınızı ücretli yapabilir, isteyenlerin okuması için küçük bir bedel belirleyebilirsiniz.
Üstelik Amazon KDP bazı ülkelerde kitabınızı basılı hale getirip okuyucuya gönderiyor. İster ince kapak (paperback) ister kalın kapak (hardcover) bastırabilirsiniz. Üstelik sizin hiçbir ödeme yapmanıza gerek yok.
7. Yazarlık Devam Etmeli
Artık bir kitabınız var, yayımlandı. Tebrikler. Ama iş burada bitmiyor.
Gerçek bir yazar olmak için yazmaya devam etmelisiniz. Blog yazılarınızı sürdürün, yeni fikirler üretin. Zaten bu şekilde ikinci kitabınız da kendiliğinden oluşacak.
Eğer tek bir konuda, örneğin kurgusal ya da akademik bir kitap yazmak isterseniz de yöntem değişmez: Aklınıza geldikçe yazın. Çünkü en başta söylediğimiz yere geri dönüyoruz:
**YAZAR OLMAK İÇİN YAZMAK GEREKİR.**